ALMA MAZLUMUN AHINI ÇEKERSİN AHESTE AHESTE
Seni düşündüğüm bir gece daha..Hayaline sarılıp yorgan misali sokuluyorum sevdana...Sıcaklığının tarifi yok...Gözyaşlarımla şiirler yazıyorum mutluluk sayfasına..
Yüreğime bıraktığın cümleler aklımdayken uyku uğrar mı sanıyorsun gözlerime ?
Bir şeyler yapmalıyım seni mutlu etmek için..Her geçen gün biraz daha fazla sevmeliyim seni..Hayatımın her karesine hapsetmeliyim gözlerinin rengini..
Sayfalar dolusu şiirler yazmalıyım,sonunda daima SEN olan..
Yüreğindeki sevdayı yüreğime bıraktığın günden beri ,sevgimi dualarla temizliyorum her gece ,her saat,her an...Nazar boncuklarından bir tesbih yaptım gözlerime bıraktığın bakışlarının gölgesine..
Senden başkasının sesi değmesin diye kulaklarıma, sağır dakikaların koynuna bıraktım kendimi..
Başka gözler değmesin diye gözlerime,kör bakışların lekesizliğine sığındım..
Bilesin AŞK KOKAN YARİM..
İhanetin tek bir hecesi bile olmasın sevdamda diye,
Yanımda olmadığın anlarda KÖRÜM ve SAĞIRIM artık..
|
|
Hayırlarla dolu kandil geceleri. Rahmet'in ve bağışlanmanın zirveye ulaştığı geceler. Kandil Gecesini en iyi şekilde nasıl ihya etmeliyiz?
REGAİB GECESİ ve NAMAZI
Leyle-i Regâib'den evvelki perşembe günü oruç tutulup akşam birkaç lokma iftar edip akşam namazını edâdan sonra iki rek'atta bir selâm vermek üzere oniki rek'at nafile namaz kılınacaktır. Her rek'atta Fâtiha'dan sonra üç kerre Kadir suresi, ve oniki kere "İhlâs" sûresi okunacaktır.
Veyahud bir kere "Kadir" sûresi ve üç kere "İhlâs" sûresi okunur. Namaz tamam oldukda yetmiş kere
(ALLAHUMME SALLİ ALÂ SEYYİDİNÂ MUHAMMEDİN-NEBİYYİL-ÜMMİYYİ VE ALÂ ÂLİHÎ VE SAHBİHİ VE SELLİM)
okunacakdır. Sonra secde edilip secdede yetmiş kere:
(SUBBÛHUN GUDDÛSUN RABBÜNÂ VE RABBUL-MELÂİKETİ VE-R’RÛH)
Secdeden baş kaldırıp otururken yetmiş kere:
(RABBİĞFİR VERHAM VE TECÂVEZ AMMÂ TA’LEM İNNEKE ENTE-L’EAZZUL-EKRAM)
duâsı okunacak. Tekrar secde edip yine yetmiş kere:
(SUBBÛHUN GUDDÛSUN RABBÜNÂ VE RABBUL-MELÂİKETİ VE-R’RÛH)
duâsı okunacak. Ve sonra secdede iken dünyevî ve uhrevî ne hâceti varsa Hakk -celle ve âlâ- Hazretlerinden niyâz edilecektir. Sonra secdeden başını kaldırıp namaz ve duâsı tamam olmuş olur.
yaz bu.
hüznün gizemli bahçesi.
oysa sen, senin sesin, gözlerin
kabına sığmayan sular gibi.
biliyorum dinecek susuzluğu çiçeklerin.
kendi gölgesinde yok olacak erinç.
varlık içinde varlık
yokluk içinde aynası kırılacak yazların.
biliyorum.
uzun sürer dokunulmuş yerlerin sızısı.
bir sabah uyanırız. bir şair ölür.
cenazesine gideriz. dünya döner.
döndükçe dünya bir şair daha ölür.
şairi yaşayan ölü şiirler de
buluruz istersek. bahçeye çıkarız.
onlarca, yüzlerce. otururuz susarak.
sen oluruz birgün.
birgün ben ölürüz.
Radyo Tiyatrosu
Eskimo Kızının Romanı - Mark Twain
Cancan’ın çiftlikte bir atı bir de küçük tayı vardı. Ama hepsinden sevimlisi sarı kanaryasıydı.
Cancan sabah erkenden uyandı; uzun uzun esnedi.
Pencereden atı kişneyip ona “Günaydın!” dedi. Küçük tay da şaha kalktı.
Ama sevimli kanarya ötmedi. Çünkü kafesinde yoktu.
Cancan “Nerdesin sarı Kanarya?” diye bağırdı.
Hem terliklerini giyiyor hem de yatağın altına bakıyordu.
At dışarı baktı. Küçük tay da dikiş sepetinin içini aradı.
Cancan pantalonunu giyerken “Nerdesin sarı kanarya?” diye yine bağırdı.
Evin kedisi de gardroba baktı.
Cancan şapkasını giyerken “Nerdesin Sarı Kanarya?” diye bağırdı.
Sarı Kanarya duyar ümidiyle av köpeği birkaç kez havladı.
Hepsi aradılar, taradılar ama Sarı Kanarya odada yoktu.
Merdivende yoktu ; koridorda yoktu.
At kişnemeye başladı.
Tay zıplayıp şaha kalktı.
Evin kedisi de miyavladı.
Av köpeği bu sefer çok kuvvetli havladı.
Birdenbire bir ses duydular.
Cancan ağlamayı kesti.
At kişnemeyi bıraktı.
Tay yerinde durdu.
Kedi ile köpek sustu.
Sesi iyice dinlediler. Bir de ne duydular dersiniz!?
“Cik cik cik cik cik!” diye bir ses.
Hepsi pencereden dışarı baktılar.
Sarı kanarya bahçedeki erik ağacının dalına konmuş, şakıyordu. Çiftlikteki herkes toplanmış, onu dinliyordu.
Cancan, at, küçük tay, kedi ve av köpeği dışarı koşup sarı kanaryanın mutlulukla ötüşünü dinlediler.